Yazar: <span>webb_prova_admin</span>

Göz Ardı Edilen Bir Çok Hastalık Öğrenme Sorununa Yol Açıyor-2

Proloterapi: Proliferatif ve irritan solisyonların vücuda enjekte edilmesi esasına dayanır. Enjeksiyonlar, genellikle zedelenmiş, aşınmış, güçleri azalmış tendon ve ligamentlere ve eklemlere yapılır. Böylece eklem, tendon ve kas ağrıları tedavi edilir. Enjekte edilen proliferatif maddeler eklemde, tendonların kaslarla birleşme noktalarında ve kasların kemiğe yapışma yerlerinde, fibro-osseöz bileşkede (enthesis) inflamatuar bir süreç başlatır.   Bu inflamasyon tamir mekanizmasını tetikler, gerek kıkırdak dokusunda gerekse kollagen fibrillerin oluşmasında ve tamirinde yeni bir süreç başlar. […]

Proloterapi nasıl çalışır ?

Proloterapi: Hipertonik dextroz, fenol, gliserin, düşük konsantrasyonlarda lidokain, cod liver oil gibi irritan ve proliferatif maddelerin ekleme, tendonlara, ligamentlere enjekte edilmesi esasına dayanır. Hastaya uzun bir öykü ve muayene sürecinden sonra, tanı konulmaktadır ve sorunlu alana, proliferatif madde enjeksiyonları yapılmaktadır. Hastalığın ağırlığına, kronikleşmesine, hastanın tamir mekanizmasının yeterliliğine bağlı olmakla birlikte, genellikle uygulamanın üçüncü haftasından sonra klinik […]

Sosyal fobi, alkol kullanımını artırıyor

Sosyal ortamlarda ve kişisel performans gerektiren durumlarda, başarısız olacağı, aşağılanacağı ve utanılacak şekilde davranacağına ilişkin, kişinin aşırı ve sürekli korku duymasını sosyal fobi olarak adlandırılıyor. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Erhan Kurt, “Bu yüzden sosyal fobik kişi bu tür ortamlara girmekten kaçınmakta, girmemekte, eğer girerse huzursuz olmaktadır. […]

‘Pazartesi diyete başlıyorum’

Pazartesi gelmeden; gazeteden, dergiden, internetten, beslenme uzmanına giden bir arkadaştan alınan diyet listesi buzdolabına asılıyor ve pazartesi diyete start veriliyor. Peki ya sonra? Birkaç gün sonra, yiyeceklerin dayanılmaz cazibesi galip geliyor ve aynı beslenme yanlışlarına devam ediliyor. Kilo verilemediği gibi terazideki sayılar her geçen gün artmaya devam ediyor ta ki yeni bir pazartesi gününe kadar… […]

Obezitenin tek sorumlusu yemek değil

Obezite, vücuda besinlerle alınan enerjinin, harcanan enerjiden fazla olmasından kaynaklanan ve vücut yağ kitlesinin artmasıyla kendini gösteren kronik bir hastalık şeklinde tanımlanıyor. Aşırı şişmanlığın sadece yemekten kaynaklanamayabileceğini belirten uzmanlara göre, obezite yapıcı hastalıklara karşı önlem alarak kilo kontrolü sağlamak mümkün.     “Şişmanlığın oluşumunda genetik ve çevresel faktörlerin, psikolojik durumun da önemli etkisi var” diyen […]

21 bin kadın kanser kıskacında

Sağlık Bakanlığı tarafından ”Kadın kanserleri” yılı kabul edilen 2012’de, iki kanserden de düzenli hekim kontrolü ve tarama yöntemleri ile büyük ölçüde korunmak mümkün. Kanser Savaş Daire Başkanlığından alınan bilgiye göre, Türkiye’de yılda en az 20 bin kişiye meme kanseri tanısı konuluyor ve hastalık ileri evrede tespit ediliyor. Meme kanserinin yanı sıra diğer jinekolojik kanserler de […]

Türkiye’de 10 kişiden 3’ü obez

Aile hekimlerine yönelik seminerde konuşan Türkiye Obezite Cerrahisi Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Yunus Yavuz, Türkiye’de son 12 yılda şeker hastalığında yüzde 90, obezitede yüzde 40 oranında artış yaşandığını söyledi. Türkiye’de yaklaşık 20 milyon obez hastası bulunduğunu belirten Doç. Yavuz, kadın nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde obezitenin yüksek olduğunu belirtti. Dünyanın en obez ülkelerinden biri haline […]

Abur cubur neden zararlı?

Gıdaların doğru yöntemlerle saklanması, yemeklerin günlük tüketimi, sağlıklı buzdolabı koşulları, damacana su yerine tek kullanımlık pet şişelerin tercih edilmesi, abur cubur yemekten uzak durulması gibi tedbirler, sindirim sistemi enfeksiyon risklerini en aza indirebiliyor. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kenan Keskin, sindirim sistemi enfeksiyonlarından korunma önerilerini şöyle anlattı:     “Sindirim sistemi enfeksiyonları; kaynağında kirli olan […]

Alınan her 10 kilo, tansiyonu bir kademe yükseltiyor

Doç. Dr. Enis Oğuz ve Dr. Gürsel Ateş’in verdiği bilgiye göre hipertansiyonun çoğunlukla sebebi bilinmiyor. Diyabet, stres ve genetik faktörler tetikliyor. Alınan her 10 kilo; büyük kan basıncında bir birim, küçük kan basıncında ise 0,8 birim yükselmeye sebep oluyor. Kontrol altına alınmayan yüksek kan basıncı, vücuttaki tüm damar yapılarında hasara nedenoluyor. Diyabet, stres ve genetik […]

İkiz, üçüz bebeklere anne sütü yeter mi?

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Sağlık Yüksekokulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nursan Dede Çınar, ikiz, üçüz, dördüz gibi çoğul bebek sahibi annelerin ürettiği süt miktarının, bebeklerin her birinin beslenmesi için çoğu zaman yeterli olabileceğini söyledi. Çınar, yeterli süt için annenin iyi beslenip stresten uzak durması gerektiğini belirtti. Çınar, “Tek çocuğa göre çoğul bebeklerin emzirilmesi anne için daha […]

Tüberküloz dikkate alınmalı

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Tüberküloz Çalışma Grubu Başkanı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Yüce, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Türkiye’de, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2010 verilerine göre yılda 15 bin 183 yeni olgu bildirilmekte; bunların 879’u 15 yaş altı çocuklar, 581’i ise HIV […]

Sütlü tarhana çorbası bebeklere en iyi ek besin

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reha Artan, bebeklerde ek besine en erken 4, en geç 6 ay arasında başlanması gerektiğini belirterek, anne sütünü tamamlayıcı en iyi ek besinin sütle yapılmış tarhana çorbası olduğunu bildirdi. Tarhananın yapımında bölgelere göre küçük farklılıklar bulunduğuna işaret eden Artan, ”Bu farklılıkları […]